Previous Next

Sağlık

Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
 

İnsan sağlıklı yaşama hakkına, anne karnından itibaren sahiptir. Hiçbir fark gözetilmeksizin bu hakka sahiptir. Irkı,dini, dili, rengi hiç  farketmez istisnasız tüm insanlık bu hakkın sahibidir. Sosyal durumu ve ekonomi sine olursa olsun bu hak, Türkiye'nin de altına imza koyduğu insan hakları evrensel beyannamesinde de tüm insanlığa tanınmıştır. BM İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 25. maddesi; “Herkesin kendisinin ve ailesinin sağlık ve refahı için beslenme, giyim, konut ve tıbbi bakım hakkı vardır. Herkes, işsizlik, hastalık, sakatlık, dulluk, yaşlılık ve kendi iradesi dışındaki koşullardan doğan geçim sıkıntısı durumunda güvenlik hakkına sahiptir.”  der.

Sosyal demokrat düşünce sağlık hizmetlerinin yaşamın her döneminde kesintisiz olarak verilmesini öngörür. Yurttaşların ekonomik ve sosyal düzeyleri bu hizmetlerin, kalitesini, ulaşılabilirliğini, verimini belirleyici olamaz. Sağlık hizmetleri ödeme gücüyle sınırlandırılamaz. Sağlık hakkını yurttaşlarına sağlamak sosyal bir devlet in öncelikli görevidir.

Devlet sağlık hizmetini yüksek kalitede sağlamalıdır. Aynı zamanda bu hizmetin finansının sürekliliğini ve sürdürülebilirliğini beraberce yürütecek bir sistem oluşturulmalıdır. Yerindelik ilkesi göz ardı edilmemeli, fırsat eşitliği doğrultusunda yapılandırılmalı ve her aşamasında denetime açık bir yapı oluşturulmalıdır. Özel sektör yatırımları kamu ile eş güdüm içerisinde özendirilmeli ve denetime sürekli açık tutulmalıdır.

Sağlık hizmetleri sadece hastalığın meydana geldiği anda değil, öncesinde tüm nedenleri ile önleyici bir şekilde olmalıdır. Devlet, tam güvenilen sağlıklı yaşam ortamını, bu yaşama uygun çevre koşullarını ulusal sağlık politikası şemsiyesi altında sürekli sağlamalıdır. Devlet sağlık Gelişmiş devletlerin sağlık harcamaları ortalamaları düzeyine çıkarmalıdır. Ulusal Sağlık Sigortası kurulmalı, mali gücü olmayanların primleri devlet tarafından karşılanmalıdır. Güçlü bir sosyal güvenlik politikası ile bütünleşecek bir sağlık sigortası sistemi oluşturulmalıdır.

Koruyucu sağlık hizmetleri, yurdun her noktasına kadar ulaştırılmalıdır. Çeşitli yerlerden göçüp gelen insanların, hukuksuz olarak yaşamak zorunda olduğu, gecekondu olarak tabir edilen yerlerde bu hizmet aksatılmadan yürütülmelidir. Gecekonduda yaşamak koruyucu sağlık hizmetlerini en son veya hiç almamanın nedeni olamaz. Koruyucu sağlık hizmetlerini bu bölgelere ulaştırmak için fiziki altyapı derhal tamamlanmalı, gereken personel ve yardımcı sağlık personellerin eksikliği giderilmelidir. Aile hekimliği sisteminin eksiklikleri giderilmelidir.

Sağlık hizmetlerinin daha iyi verilmesi için, bölge ve merkez hastanelerinin idari ve mali yapıdan güçlendirilmesi gerekmektedir. Bu hastanelerin özerkliği sağlanmalı, araç, gereçleri sağlanmalı ve altyapı eksiklikleri hızla giderilmelidir. Araştırma ve eğitim hastaneleri, eğitim sürecine tam anlamıyla katılmalı ve etkin bir görev almalıdır. Hasta yığılmalarını önlemek için rasyonel düzenlemeleri içeren sevk yapıları oluşturulmalıdır. Hastanelerin acil müdahale sorunları, hem sağlık personeli hem de ekipman açısından giderilmelidir. Özel sağlık yatırımları belirli tıbbi alanlara yönlendirilip özendirilmelidir. Sağlık turizmi teşvik edilmeli bu konudaki girişimler devlet tarafından yapılmalıdır.

Çağdaş sağlık hizmetlerini işaret eden Dünya Sağlık Örgütünün (WHO) belirlediği öneriler dikkate alınmalıdır. Kamunun ve özel sektörün daha fazla kaynak aktarımı sağlanmalı, bütçeden önemli bir pay ayrılmalıdır. Sağlık hizmetlerinin finansmanı sigorta primleri ile yapılmamalıdır. Bu konuda önemli vergi düzenlemeleri yapılmalı ve daha büyük bir finansman sağlanmalıdır.

Tıp uzmanlık eğitiminin niteliği yükseltilmeli ve eczacılık hizmetlerinin gelişmesi desteklenmelidir. Ülke genelinde bulunan yatak ve sağlık tesisi yeterli ve dengeli hale getirilmelidir. Bakıma muhtaç yaşlılarımızın bakımı için yeterli sayıda bakım merkezleri ve huzurevleri açılmalıdır. Yatalak durumda olan bütün yaşlı hastaların, sağlık hizmetini evlerinden almaları gerekir, bunun için yardımcı sağlık personellerinin sağlanması ve gerekli taramaların yapılması gerekmektedir. Sosyal devlet anlayışı içinde hem hasta haklarına hem de sağlık çalışanlarının haklarına özen gösterilmelidir.

Aile planlaması için, eğitim düzeyindeki eksiklikler derhal giderilerek, planlama konusunda eğitim verecek uzmanlaşmış sağlık personelinin kırsalda görev alması özendirilmelidir. Ana, bebek, çocuk ölümlerinin oranları gelişmiş ülkeler düzeyine çekilmelidir. Gerekli sağlık taramaları başta çocuklar ve kadınlar olmak üzere sürekli bir şekilde yapılmalıdır.

Sosyal devlet anlayışı ile, engelli bireylerimizin çağdaş yaşamın gerektirdiği tüm olanaklara sahip olmasını, temel bir insan hakkı olarak kabuk etmek gerekir. Engel sahip olanın değil tüm toplumundur. Engelliler için özellikle sağlık alanında entegre çözüm modelleri üretilmelidir. Engellilerin yaşam kalitesini arttıracak, yaşamlarını kolaylaştıracak, çevreye uyumlarını sağlayacak, üretkenliklerini arttıracak devlet destekleri verilmelidir. Engellilerin bedelsiz, ücretsiz eğitimi ve rehabilitasyonuna özel önem verilmeli ve çok yönlü eğitim hizmetleri sağlanmalıdır.

logo