Previous Next

Ekonomi ve Vergi

Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
 

“Gelirin dengeli dağılımını sağlayan adil bir ekonomik düzen kurulmalı, güçlünün değil, emeğin milli gelirden daha fazla pay alması amaçlanmalıdır.”

Ekonomide temel amacımız, tümüyle tarımda, sanayide, hizmetlerde ulusal rekabette önde olan bir ekonomidir ve bu amaç için kalıcı, adil bir refah artışı hedeflenmelidir. Yakın geçmişimizdeki yüksek enflasyonun olumsuz etkilerinden sıyrılıp, düşük enflasyonla hızla ekonomik büyüme gerçekleştirilmelidir. Tam ve çağdaş istihdam olanakları oluşturulmalıdır. Adil yükselen bir gelir paylaşımı hedeflenerek yaşam kalitesi yükseltilmelidir.

Kaynak israfı önlenerek, çağın ve teknolojinin getirdiği fırsatlar değerlendirilmelidir. Üretimde verimlilik arttırılmalı ve insan gücü bu sürece dahil edilmelidir. Ekonomi planlanmalıdır. Uygulanacak programların temel çerçevesi üretim ve üreten üzerinde olmalıdır. Piyasalarda meydana gelen olumsuzluklar, koşullar içerisinde kendiliğinden düzelemezler. Sosyal piyasa ekonomisi benimsenerek devlet düzenleyici ve denetleyici görevini üstlenmelidir. Akılcı ve çözüme yönelik politikalar uygulamalıdır.

Gelirin dengeli dağılımını sağlayan adil bir ekonomik düzen kurulmalı, güçlünün değil, emeğin milli gelirden daha fazla pay alması amaçlanmalıdır. Eşitlik ilkesi içinde toplumun tüm bireylerine hayata eşit şartlarda başlama fırsatı verilmelidir. Devlet bireylerin insanlık onuruna uygun şekilde çalışma ve kendini geliştirme olanaklarını sağlamalıdır. Sadaka kültürü terk edilerek, sosyal devlet gereği öncelikle yardıma muhtaç vatandaşlarımız yeniden çalışabilir hale getirilip kendi ayakları üzerinde durmaları sağlanmalıdır. Çalışma sürecine katılamayan fertlere devlet sosyal destek programları ile sahip çıkmalıdır. Unutulmamalıdır ki onurlu bir yaşam vatandaşlığın ötesinde insanlığın evrensel bir hakkıdır.

Teknolojideki gelişmeler yeni ekonomik düzen içerisinde oldukça etkili olmaktadır. Bilgi çağı ekonomiyi, bilgiyi üretebilen, kullanan ve pazarlayan bir konuma getirmiştir. Devlet teknolojiyi yakından izleyip yenilikçi potansiyelini arttırmalı, uyum ve uyarlama becerilerini arttıracak reformlar yapılmalı, küresel ölçekte önde rekabet eden kaliteli bir iş gücü hedefimiz olmalıdır.

Yerli ve yabancı girişimciler için uygun yatırım ortamları sağlanmalıdır. Girişimcilik, yatırım ve iş ortamının iyileştirilmesi ile özendirilmelidir. Piyasa ekonomisi kurumsallaştırılmalı, görülen aksaklıklar devletin düzenleme ve denetim altyapısı oluşturularak giderilmelidir. Sosyal sorumluluk gözetilmeli, ekonomide alınacak kararlara işveren ve çalışanların etkin katılımları sağlanmalıdır. Özel sektörün üretim faaliyetleri desteklenmelidir. Özel sektör piyasa mekanizmasının en önemli aktörüdür. Piyasa altyapısının geliştirilmesi, bu aktörlerin daha fazla rol almasını sağlayacaktır. Ayrıca üretimin temel girdileri içinde bulunan enerji, ulaştırma ve haberleşme gibi argümanlar devlet tarafından bir vergi gelir kapısı olarak görülmemelidir. Devlet ekonomi çarklarının çalışacağı ortamı siyasi, hukuksal açıdan hazırlamalıdır. Ekonomi için teknik ve teknolojik kapasite ve iş gücü arttırılmalıdır. Kamu ekonomide tamamlayıcı bir rol üstlenmelidir.

Kaliteli kamu hizmetlerinden, istisnasız tüm vatandaşların yararlanabilmesi devletin sorumluluğunda olmalıdır.

Kamu kaynakları istismardan arındırılmalıdır. Toplumun ve emeğin sırtına yüklenen, kamu kaynaklarının kötüye kullanılarak ortaya çıkan ekonomik maliyetlerin önlemi alınmalıdır. Ekonomik açıdan gelişmeye engel, hantal, verimsiz durumdaki kamu kesimi tekrar yapılandırılmalıdır. Güçlü bir kamu maliyesi yönetimi oluşturulmalıdır.

Piyasa şartlarında tekelci oluşumlar engellenmelidir. Rekabete açık kamu yararına ürün ve hizmetlerde kaliteyi arttırıcı düzenlemeler yapılmalı aynı zamanda halkın yararına uygun olarak rekabetçi fiyat politikaları desteklenmelidir. Tekelleşme ve rekabet koşulları toplumun kalitesiz ürün ve hizmet almasının mazereti olmamalıdır. Tüketicilerin ve üreticilerin hakları daha etkin yasal çerçevede değerlendirilmelidir. Mal ve hizmet üretiminde devlet, kalite ve standartları belirleyici ve denetleyici olmalıdır.

Topyekün Türkiye'nin kaynakları seferber edilmeli, ekonomimizin güçlü ve istikrarlı bir şekilde büyümesinin önündeki gizli kapitülasyonlar ve anlaşmalar kaldırılmalıdır. Ekonomimizin dışarı bağımlılığından kurtarılması gerekmektedir.

Küresel ekonomik anlayış, gelişmekte olan ekonomiler için fırsatlar oluşturmaktadır. Küresel ve evrensel ekonomi standartları, yoksulluğun azaltılması, gelir dağılımının iyileştirilmesi, kaliteli iş imkanlarının artırılması gibi değerleri yükseltmektedir. Bununla beraber devletlerin ulusal ekonomi politikalarına tam uyum sağlayamamaktadır. Bu durum piyasalarında yeterli gelişmeleri sağlayamamış ekonomilerde önemli riskler oluşturmaktadır. Piyasalardaki liberalleşme, kısa vadede yüksek kazanç elde etme isteğini körüklemektedir. Bu durum piyasaların düzenleme ve denetim sorunlarını beraberinde getirmektedir. Bu olumsuzluklara yakalanmamak ve zarar görmemek için, orta ve uzun vadede güçlü kalabilmemiz gerekir. Bu gücü iyi bir strateji ve ekonomi politikası ile planlamak gerekmektedir.

Ulusal ekonomimizin temel sorunlarından biri olan ithalattaki artış önlenmelidir. Meydana gelen yüksek cari açık ile dış borçların artışı önlenmelidir. Sağlıklı ve hızlı bir sosyo-ekonomik kalkınma için stratejik hedeflerin belirlenmelidir. Üğretim esaslı ekonomik büyümenin temeli sanayileşmiş bir ekonomidir. Reform ve yapılanmaların temeline üretimi ve üreticiyi koymak gereklidir. Sıcak para ve ithalatla şişirilmiş sanal bir büyüme, üretimin olmadığı sadece para hareketinin olduğu bir yerde kazanç sadece kumar olmaktan öteye gidemez.

Ülkemizin istikrar içinde yüksek hızla büyümesi sağlanmalıdır. Büyüme süreci kolaylaştırıcı programlar ile desteklenmelidir. Büyüme ile birlikte milli gelirideki artış daha da adaletli olarak dağıtılmalıdır. Güçlü ekonomik temellere sahip bir Türkiye olmalıdır. Bu temel üzerinde sağlıklı ve sürekli büyüme gerçekleştirilmelidir.

En büyük kaynak israfından biri de kayıt dışı ekonomidir. Kayıt dışını oluşturan tüm nedenler ortadan kaldırılmalıdır. Güçlü bir devlet bütçesi, güçlü bir ekonominin sonucudur. Sağlam finanse edebilen bir ekonomi olmadan güçlü bir devlet bütçesi ancak dış ekonomik yardımlar ve boyundurukla mümkündür. Devlet harcamaları disipline edilmeli, kamunun finans yükü bütçe üzerinde azalmalıdır. Kamu harcamalarında verimlilik esas olmalıdır.

Büyümeyi destekleyen bir vergi anlayışı benimsenmelidir. Vergi sistemi, ekonominin önünde engel değil teşvik edici olmalıdır. Adil, sürdürülebilir ve güven veren basit bir vergi sistemi esas alınmalıdır. Çağdaş bir vergi reformu gerçekleştirilmeli ve kararlılıkla uygulanmalıdır. Dar gelirlilerin, emekçilerin ve esnafın vergi yükü azaltılmalıdır. Gelire göre vergi esas alınmalıdır. Gelir vergisi politikası az kazanandan az, çok kazanandan çok esasına göre şekillenmelidir.

Ücretlilerin vergi yükü azaltılmalıdır. Özellikle asgari ücret vergiden muaf tutulmalıdır. Fakirlik değil, açlık sınırının çok altında kalan bir ücretten vergi almak kesinlikle insafsızlıktır. Vergi kutsal bir vatandaşlık görevidir. Vergi politikaları, vatandaşı vergisini ödeme isteğini arttırıcı olmalıdır. Hiçbir vatandaş vergisini ödemekten kaçınmamalıdır.

Yaşamsal nitelikte olan temel mal ve hizmetlerdeki dolaylı vergi yükü derhal azaltılmalıdır. Çiftçinin temel girdilerinde, toplu taşımacılıkta, ilaç ve sağlık hizmetlerinde, eğitim hizmetlerinde, temel gıdalarda bu yük tamamen azaltılmalı veya çok küçük oranlara çekilmelidir. Özellikle tarımda kullanılan mazot üzerindeki vergi yükü azaltılmalıdır. Dünyanın en pahalı akaryakıtını kullanmak ve maalesef taşımacılığın buna bağımlı olması vatandaşlarımızın kaderi olmaktan kurtarılmalıdır.

Uzun vadede vergi oranları düşürülmelidir. Ekonomideki gelişmelere paralel olarak vergi oranları AB düzeyine çekilmelidir. Toplanan verginin hesabı her daim verilebilmeli, vatandaştan alınan vergilerin nereye harcandığı kamuoyunla paylaşılmalıdır. Vergi teşvikleri, muafiyetler vazgeçilen vergiler mutlaka kamuoyunun bilgisine sunulmalıdır. Vergi politikaları temel hukuk çerçevesinde gelişmelidir. Yerel yönetimlerin daha güçlü bir yapıya ulaşması için, vergi gelirlerinden yerel yönetimlere daha çok pay ayırılmalıdır.

logo