Previous Next

Siyaset ve Sivil Özgürlükler

Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
 

Demokrasinin gereği olarak etkin bir parlemento yapısı gereklidir. Çoğulcu ve özgürlükçü bir demokrasi ilkeli bir parlementodan başlamalıdır. Seçilmişler saygın bir kurumun, saygın bireyleri olarak görevlerini yerine getirmelidir. Ülkemizi oldukça etkileyen, veya sonuçları ciddi sorunlar oluşturacak meseleler kesinlikle meclis çatısı altında görüşülmeli ve toplumun her kesiminin ortak görüşü ile karara bağlanmalıdır. Kamu vicdanını yaralayan yolsuzluk iddialarının üzerine karalılıkla gidilmelidir. Öncelikle milletvekili dokunulmazlığı derhal kaldırılarak, seçilmişlerin üzerindeki sorular, sorgulanabilir bir hale gelmelidir. Meclis iç tüzüğü bu anlayışla yenilenmelidir. Meclis komisyonları sayı ve kapsam olarak arttırılmalıdır. Meclis dışından bu komisyonlara daha yoğun katkı sağlanmalıdır. Böylece daha etkin bir çalışma yöntemi oluşturulmalıdır. TBMM idaresi, özerklik, tarafsızlık ve hizmet bütünlüğü ilkeleriyle yeniden yapılandırılmalıdır.

Siyasetin temiz bir yapıya ulaşması için, öncelikle siyasetçileri ve seçilmişleri etik ve siyasi ahlak açısından düzenleyen yasalar getirilmelidir. Görev tanımları bu yasada açık şekilde belirlenerek, oluşturulacak denetim ve yönetim kurulları ile etkin denetimleri sağlanmalıdır. Milletvekilleri kamu kesimi ile çıkar çatışmasına değil, hizmet yarışına girmelidir.

Dürüstlük ilkesi tüm yönetim kademelerinin temel hedefi olmalıdır. Yolsuzluklar, rüşvet, ihmal, görevi kötüye kullanma, kayırmalar ile oluşan siyasi kirlenme toplumumuzu derinden yaralamaktadır. Bu görüntü toplumu yönetim birimlerine karşı güvensiz yapmaktadır. Merkezi yönetimin ve yerel yönetimin saygınlığı kazandırılmalıdır. Kamu yönetiminde rüşvet ve yolsuzluk iddialarının denetimi meclis tarafından daha etkin bir şekilde yapılmalıdır. Bu suçu işleyenler kamu vicdanını rahatlatabilmek için hızlıca yargı sürecine tabi olmalıdırlar.

Siyaset toplumsal özveri ile şekillenen kutsal kamusal bir görevdir. Seçilmişlerin dokunulmazlıkları erdemli bir siyasetin önünde engelleyici olmamalıdır. Anayasa'da gerekli değişiklikler hemen yapılarak dokunulmazlık kürsü ile sınırlandırılmalıdır. Milletvekillerinin kamu kesimi ile çıkar ilişkilerine hiçbir şekilde izin verilmemelidir. Tüm seçilmişlerin görev öncesi ve sonrası mal bildirimleri kamuoyunun denetimine açık olmalıdır. Siyaset yoluyla devlet sırtından zenginleşmeye son verilmelidir.

Şeffaf ve dürüst bir kamu yönetimi anlayışı hakim olmalıdır. Özellikle kamu ihalelerinde şeffaflık temel unsur olmalıdır. Rekabete açık, belli bir kesimin kayırılması engellenmelidir. İmar değişiklikleri ve kentsel dönüşüm toplumun tüm kesimlerinin yararına olacak şekilde yapılmalıdır. Değişikliklerden doğan rantlar, vatandaş, kamu, girişimci gibi aktörler tarafından eşit olarak paylaşılmalıdır.

Ahlaki değerlerdeki çöküşü hızlandıran erozyona uğratan çıkar ilişkileri engellenerek, yolsuzluklar önlenmelidir. Yakın siyasi geçmişimizdeki, “işini bilen”, “köşe dönücü” anlayışın meşru bir zihniyet olmasından kurtulunmalıdır. Yolsuzluğu, rüşveti, haksızlığı ve zulümü beraberinde getiren bu yaklaşımdan kamu temizlenmelidir. Kamusal yetki hiçbir şekilde özel çıkarlar doğrultusunda kullanılmamalıdır. Devletin tüm olanakları kullanılarak belli bir zümrenin çıkar sağlaması kabul edilemez. Bu durum toplum yapısını ekonomik ve sosyal olarak hızlı bir şekilde çöküntüye uğratmaktadır. Bu ahlaksız yolsuzluk sistematik bir işleyiş içinde olup bu engellenmelidir. Mevcut uygulamalar demokrasimize zarar vermekte, başta hukuk sistemi ve siyasete güven sarsılmaktadır. Yolsuzlukla kararlılıkla mücadele edilmeli ve her türlü önlem alınmalıdır.

Siyaset toplum içindir, o halde toplumun her kesimi siyasetin içinde olmalıdır. 1982 Anayasası'nın temel hak ve özgürlüklerimizi engelleyen tüm maddeleri değiştirilmelidir. Siyasi partilerin yapılanma ve örgütlenmelerine getirilen kısıtlama, çoğulcu demokrasiye katılımlarını engelleyen Anayasa değişiklikleri yapılmalıdır. Parti içi demokrasi ve katılımcılık ülkemizin demokratikleşmesinin ön koşuludur. Daha çok genç ve kadın siyasi partilerde görev almalıdır. 1980 sonrası gençleri apolitize eden siyasi uygulamalar terk edilerek, siyaset kurumu gençleştirilmelidir.

Sivil toplum ve meydana getirdikleri örgütlenmeler desteklenmelidir. Beraber olmanın ve birlikte hareket etmenin verdiği güç özendirilmeli, sivil toplum örgütlerinin daha etkin olması amaçlanmalıdır. Bu örgüt ve derneklerin amaçları doğrultusunda faaliyet göstermeleri sağlanmalı ve etkin bir denetime tabi olmalı, kendi faaliyet ve uzmanlık alanlarından faydalanmak için katılımcı bir anlayışla çeşitli projelerde yer almaları sağlanmalı, bu koordinasyon bir merkezden yapılmalıdır.

Özellikle tarımda üretkenliği arttırmak ve gelirleri daha da artırmak kooperatifçilik özendirilmeli, kooperatifçilik konusundaki tüm girişimler, teknoloji ve bilgi akışı devlet tarafından desteklenmelidir. Çalışma hayatını, yaşamı emeği koruyan sendikal yapılanma temel bir haktır. Çalışanlar emek verenler sendikalar yoluyla ekonomiye katılmalı, sendikacılık hareketi önündeki yasal engeller tümüyle kaldırılmalı ve siyasi partilerle ilişki kurmaları sağlanmalıdır.

logo