Previous Next

Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

Güçlünün hüküm etmesi değil hukukun üstünlüğü esastır.

Demokratik bir hukuk devletinin güvencesi, ancak adaletin saygınlığı, tarafsızlığı ve bağımsızlığı ile gerçekleşir. Hukuk devleti anlayışıyla, hukukun üstünlüğünü kabul eden, vatandaşların tarafsız yargının güvencesi altında bulundurmalıdır, aynı zamanda, devletin tüm kurumları ile eylem ve işlemlerinin yargı denetimine tabi olduğu bir yönetimdir. Hedefimiz ülkemizde hukukun üstünlüğünü egemen kılmaktır. Evrensel hukuk ilkeleri, adil ve bağımsız bir yargı sisteminin temellerini oluşturmalıdır. Kanun önünde herkes koşulsuz olarak eşittir. Toplumun hiç bir kesimi, hiç bir kişinin ayrıcalığı düşünülemez. Yasama ve yürütme erkleri yargı denetimine tabi olmalı ve yargı kararlarına tam olarak uymalıdır. Çağdaş bir hukuk devleti için, anayasanın bu çağdaşlığa uymayan maddeleri, evrensel hukuk devleti esalarına göre değiştirilmelidir. Anayasa değişiklikleri toplumun tüm kesimlerininin uzlaşmaları sağlanarak parlemento tarafından gerçekleştirilmelidir. Ancak anayasamızın değiştirilmesi teklif bile edilemeyecek maddelerini her türlü yolla değiştirmeye çalışmak, kesinlikle engellenmelidir.

Milletvekili dokunulmazlığı kaldırılmalıdır. Hukuk devleti, kişileri yasa önünde eşit olarak korumalı, çoğunluk kadar azınlıktaki düşünce ve inançların korunması gerekmektedir. Savunma hakkı ve hak arama özgürlüğü hukuk devletinin vazgeçilmez koşuludur.

Yargı bağımsızlığı, yargıçların güvencesi, yasama yürütme ve yargı erklerinin ayrılığı hukuk devletinin ön koşullarını oluşturmalıdır. Bu ilkeler anayasamızın temel kuralları arasında yer almalıdır.

Adalet Bakanlığının yargı üzerinde baskı oluşturan etkilerinden arındırılmalıdır. Yargının siyasallaştırılmasına yönelik tüm girişimler engellenmelidir. Yürütme yargıya müdahele edememelidir. Bu anlayışla gereken reformlar yapılmalıdır. Yargı kesinlikle bir siyasi düşüncenin kuşatmasında olmamalıdır. Yargının suç saymadığı hallerde de mülki amirlerinin alacakları kararların hukuk devleti anlayışının temel ilkeleriyle bağdaşması sağlanmalı, mülki amirlerin keyfi ve hukuka aykırı tasarrufta bulunmaları engellenmelidir.

Yargının bağımsızlığı ilkesi özenle korunmalıdır. Hakimlerin ve savcıların hukuku korunmalı, hakimler ve savcılar yüksek kurulu yeniden yapılandırılmalıdır. Hâkim ve Cumhuriyet savcıları hakkında soruşturma başlatma yetkisi Adalet Bakanlığından alınarak Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kuruluna verilmesi için gerekli anayasa değişikliği yapılmalıdır. Yargı etiği kanunlaştırılmalıdır.

Yargının yolsuzlukları cezalandırma yetkisinin önündeki engeller ve kısıtlamalar kaldırılarak, yargının kuralsızlıklarla etkin mücadelesinin önü açılmalıdır. Suçluların cezalarının cezasız kalması kamu vicdanında derin yaralar açmaktadır. Bu konuda bazı suçlarda zaman aşımı kaldırılmalıdır.

Hukuk eğitiminin kalitesi yükseltilmelidir. Üniversiteler, yargıçlık ve savcılık mesleklerine daha nitelikli elemanların yetiştirilmesi için eğitimlerini daha yükseğe taşımalıdır. Adalet akademisi siyasi otoriteden kurtulup, özerk bir yapıya ulaştırılmalıdır. Bağımsız bir bilim kurumu haline getirilmelidir.

Yargıçların herhangi bir baskı, tehdit veya müdahale olmaksızın tam bir serbestlik ve tarafsızlıkla yargı işlevini yerine getirmeleri güvence altına alınmalıdır. Özlük haklarında tam güvence sağlanmalıdır.

Hak arama özgürlüğü özenle korunmalı, hukuk düzeni içinde adil yargılanma olanaklarını artıracak düzenlemeler yapılmalıdır. Mevzuat ve uygulamadan kaynaklanan tüm engeller kaldırılarak, adalet geciktirilmemelidir. Geciken adalet, adalet değildir. Yardımcı adalet kuruluşları, adaletin tesisi konusunda daha etkin ve doğru olarak çalıştırılmalı ve iyileştirici düzenlemeler yapılmalıdır.

Previous Next

Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

Demokrasinin gereği olarak etkin bir parlemento yapısı gereklidir. Çoğulcu ve özgürlükçü bir demokrasi ilkeli bir parlementodan başlamalıdır. Seçilmişler saygın bir kurumun, saygın bireyleri olarak görevlerini yerine getirmelidir. Ülkemizi oldukça etkileyen, veya sonuçları ciddi sorunlar oluşturacak meseleler kesinlikle meclis çatısı altında görüşülmeli ve toplumun her kesiminin ortak görüşü ile karara bağlanmalıdır. Kamu vicdanını yaralayan yolsuzluk iddialarının üzerine karalılıkla gidilmelidir. Öncelikle milletvekili dokunulmazlığı derhal kaldırılarak, seçilmişlerin üzerindeki sorular, sorgulanabilir bir hale gelmelidir. Meclis iç tüzüğü bu anlayışla yenilenmelidir. Meclis komisyonları sayı ve kapsam olarak arttırılmalıdır. Meclis dışından bu komisyonlara daha yoğun katkı sağlanmalıdır. Böylece daha etkin bir çalışma yöntemi oluşturulmalıdır. TBMM idaresi, özerklik, tarafsızlık ve hizmet bütünlüğü ilkeleriyle yeniden yapılandırılmalıdır.

Siyasetin temiz bir yapıya ulaşması için, öncelikle siyasetçileri ve seçilmişleri etik ve siyasi ahlak açısından düzenleyen yasalar getirilmelidir. Görev tanımları bu yasada açık şekilde belirlenerek, oluşturulacak denetim ve yönetim kurulları ile etkin denetimleri sağlanmalıdır. Milletvekilleri kamu kesimi ile çıkar çatışmasına değil, hizmet yarışına girmelidir.

Dürüstlük ilkesi tüm yönetim kademelerinin temel hedefi olmalıdır. Yolsuzluklar, rüşvet, ihmal, görevi kötüye kullanma, kayırmalar ile oluşan siyasi kirlenme toplumumuzu derinden yaralamaktadır. Bu görüntü toplumu yönetim birimlerine karşı güvensiz yapmaktadır. Merkezi yönetimin ve yerel yönetimin saygınlığı kazandırılmalıdır. Kamu yönetiminde rüşvet ve yolsuzluk iddialarının denetimi meclis tarafından daha etkin bir şekilde yapılmalıdır. Bu suçu işleyenler kamu vicdanını rahatlatabilmek için hızlıca yargı sürecine tabi olmalıdırlar.

Siyaset toplumsal özveri ile şekillenen kutsal kamusal bir görevdir. Seçilmişlerin dokunulmazlıkları erdemli bir siyasetin önünde engelleyici olmamalıdır. Anayasa'da gerekli değişiklikler hemen yapılarak dokunulmazlık kürsü ile sınırlandırılmalıdır. Milletvekillerinin kamu kesimi ile çıkar ilişkilerine hiçbir şekilde izin verilmemelidir. Tüm seçilmişlerin görev öncesi ve sonrası mal bildirimleri kamuoyunun denetimine açık olmalıdır. Siyaset yoluyla devlet sırtından zenginleşmeye son verilmelidir.

Şeffaf ve dürüst bir kamu yönetimi anlayışı hakim olmalıdır. Özellikle kamu ihalelerinde şeffaflık temel unsur olmalıdır. Rekabete açık, belli bir kesimin kayırılması engellenmelidir. İmar değişiklikleri ve kentsel dönüşüm toplumun tüm kesimlerinin yararına olacak şekilde yapılmalıdır. Değişikliklerden doğan rantlar, vatandaş, kamu, girişimci gibi aktörler tarafından eşit olarak paylaşılmalıdır.

Ahlaki değerlerdeki çöküşü hızlandıran erozyona uğratan çıkar ilişkileri engellenerek, yolsuzluklar önlenmelidir. Yakın siyasi geçmişimizdeki, “işini bilen”, “köşe dönücü” anlayışın meşru bir zihniyet olmasından kurtulunmalıdır. Yolsuzluğu, rüşveti, haksızlığı ve zulümü beraberinde getiren bu yaklaşımdan kamu temizlenmelidir. Kamusal yetki hiçbir şekilde özel çıkarlar doğrultusunda kullanılmamalıdır. Devletin tüm olanakları kullanılarak belli bir zümrenin çıkar sağlaması kabul edilemez. Bu durum toplum yapısını ekonomik ve sosyal olarak hızlı bir şekilde çöküntüye uğratmaktadır. Bu ahlaksız yolsuzluk sistematik bir işleyiş içinde olup bu engellenmelidir. Mevcut uygulamalar demokrasimize zarar vermekte, başta hukuk sistemi ve siyasete güven sarsılmaktadır. Yolsuzlukla kararlılıkla mücadele edilmeli ve her türlü önlem alınmalıdır.

Siyaset toplum içindir, o halde toplumun her kesimi siyasetin içinde olmalıdır. 1982 Anayasası'nın temel hak ve özgürlüklerimizi engelleyen tüm maddeleri değiştirilmelidir. Siyasi partilerin yapılanma ve örgütlenmelerine getirilen kısıtlama, çoğulcu demokrasiye katılımlarını engelleyen Anayasa değişiklikleri yapılmalıdır. Parti içi demokrasi ve katılımcılık ülkemizin demokratikleşmesinin ön koşuludur. Daha çok genç ve kadın siyasi partilerde görev almalıdır. 1980 sonrası gençleri apolitize eden siyasi uygulamalar terk edilerek, siyaset kurumu gençleştirilmelidir.

Sivil toplum ve meydana getirdikleri örgütlenmeler desteklenmelidir. Beraber olmanın ve birlikte hareket etmenin verdiği güç özendirilmeli, sivil toplum örgütlerinin daha etkin olması amaçlanmalıdır. Bu örgüt ve derneklerin amaçları doğrultusunda faaliyet göstermeleri sağlanmalı ve etkin bir denetime tabi olmalı, kendi faaliyet ve uzmanlık alanlarından faydalanmak için katılımcı bir anlayışla çeşitli projelerde yer almaları sağlanmalı, bu koordinasyon bir merkezden yapılmalıdır.

Özellikle tarımda üretkenliği arttırmak ve gelirleri daha da artırmak kooperatifçilik özendirilmeli, kooperatifçilik konusundaki tüm girişimler, teknoloji ve bilgi akışı devlet tarafından desteklenmelidir. Çalışma hayatını, yaşamı emeği koruyan sendikal yapılanma temel bir haktır. Çalışanlar emek verenler sendikalar yoluyla ekonomiye katılmalı, sendikacılık hareketi önündeki yasal engeller tümüyle kaldırılmalı ve siyasi partilerle ilişki kurmaları sağlanmalıdır.

Previous Next

Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

Haklarını en geniş şekilde kullanarak çalışmak, her insan için en kutsal haktır. İşsizlik ile mücadele, demokratik toplumların refaha ulaşmasındaki en temel koşuldur. Emeğe kayıtsız şartsız değer ve destek verilmelidir.

Çalışma süreleri kısaltılmalı ve AB, gelişmiş ülkeler seviyesine çekilmelidir. Çalışma yaşamı normları, ILO (International Labor Organization/Uluslararası Çalışma Örgütü) standartları düzeyine yükseltilmelidir. Demokratik hukuk devleti, istihdam ve gelir güvencesini sağlamalıdır. Çalışma hakkı ve bu hakkın korunması devletin birincil görevidir. Ücretlilerin farklı statülerden kaynaklanan haklarının kaybı önlenmelidir. Aynı tip ve miktardaki işin, ücreti de eşitlik ilkesine göre değerlendirilmelidir. Kadınların daha çok çalışma hayatına katılımları teşvik edilmelidir.

Çalışma yaşamını düzenleyen İş Hukuklarındaki aksaklıklar giderilmeli, köklü yasal düzenlemeler, Bireysel İş Hukuku alanında kesinlikle reform yapılmalıdır. Uluslararası çalışma normları dikkate alınmalıdır. Mevzuatta yer almayan çeşitli sektörlerdeki hükümler bu düzenlemelerde ele alınmalıdır. İş güvenliği ilgili sorunların giderilmesine yönelik değişiklikler yapılmalı ve iş güvenliği denetimini arttırıcı önlemler alınmalıdır.

Çalışanların İş Güvencesini sağlayıcı önlemler alınmalıdır. İş gücünün kıdem tazminatı haklarını tümüyle yitirmeleri haksızlıktır. Gerekli yasal düzenlemeler tümüyle haksızlıkların önüne geçmelidir. Çalışanların üzerindeki vergi fon kesintileri yükü azaltılmalıdır. Asgari ücret, insan onuruna ve sağlıklı yaşama elverişli ölçüde günün şartlarına uygun olarak belirlenmelidir.

Çalışanlarımızın, evrensel çalışma esaslarına göre örgütlenmesi ve toplu iş sözleşmesi yapma hakları, tek bir yasada açık bir şekilde düzenlenmelidir. Sendikal örgütlenmenin önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır. Sağlam güçlü sendikaların oluşmasına destek verilmelidir. Yargı, toplu iş sözleşmelerinin etkin ve hızlı bir şekilde gerçekleşmesini denetim altına almalıdır. Grevlerin etkinliğini sağlayıcı önlemler alınmalı, grevlerin önündeki yasal engeller kaldırılmalıdır. Kamu çalışanlarının sendikalaşması önündeki engeller kaldırılmalıdır. Bu esaslar doğrultusunda, toplu iş hukuku tekrar acilen düzenlenmelidir.

Çalışma hayatı ve iş güvencesi, çalışma sürekliliğini kolaylaştıran önlemler ile olanak kazanır. Devlet bu süreci devamlı kılmak için çaba harcamalıdır. İş güvencesini daha gelişkin bir biçimde sağlayacak yasal düzenlemeler yapılmalıdır. İş Güvencesini sağlamak için yargı denetiminin önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır. Bulunan yasal boşlukların giderilmesiyle, çağdaş çalışma yaşamı sosyal bir hukuk devletinin temel unsurlarından biri olmalıdır.

Tüm çalışanların, insanca yaşama ve çalışma koşullarına ulaşması amaçlanmalıdır. Güvenli ve sağlıklı çalışma hakkına kavuşmak için, İşçi sağlığı, meslek hastalığı ve iş güvenliğine ilişkin mevzuat, teknolojide ve kullanılan girdilerde meydana gelen gelişmeler göz önüne alınarak ve gözden geçirilerek ve çağdaşlaştırılmalıdır.

İşçi sağlığı, meslek hastalığı ve iş güvenliği konularında yerleşik kurallara ilişkin hukuksuzluklar, çağdaş değerle esas alınarak giderilmelidir. Her türlü iletişim organları kullanılarak, iş güvenliğini ve sağlıklı çalışmayı bilgilendirici yayınlar yapılmalıdır. Çalışma biçiminden kaynaklanan nedenlerle ortaya çıkan hastalıklar da meslek hastalığı olarak kabul edilmelidir. Meslek hastalıklarında koruyucu önlemlere yönelik hukuksal düzenlemeler yapılmalıdır.

İşçi sağlığı, meslek hastalığı ve iş güvenliği denetimi arttırılarak, mevzuata aykırı durumlarda uygulanacak yaptırımlar etkili hale getirilmelidir. Kaçak işçi çalıştırmanın önüne geçilmelidir.

Previous Next

Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

“Gelirin dengeli dağılımını sağlayan adil bir ekonomik düzen kurulmalı, güçlünün değil, emeğin milli gelirden daha fazla pay alması amaçlanmalıdır.”

Ekonomide temel amacımız, tümüyle tarımda, sanayide, hizmetlerde ulusal rekabette önde olan bir ekonomidir ve bu amaç için kalıcı, adil bir refah artışı hedeflenmelidir. Yakın geçmişimizdeki yüksek enflasyonun olumsuz etkilerinden sıyrılıp, düşük enflasyonla hızla ekonomik büyüme gerçekleştirilmelidir. Tam ve çağdaş istihdam olanakları oluşturulmalıdır. Adil yükselen bir gelir paylaşımı hedeflenerek yaşam kalitesi yükseltilmelidir.

Kaynak israfı önlenerek, çağın ve teknolojinin getirdiği fırsatlar değerlendirilmelidir. Üretimde verimlilik arttırılmalı ve insan gücü bu sürece dahil edilmelidir. Ekonomi planlanmalıdır. Uygulanacak programların temel çerçevesi üretim ve üreten üzerinde olmalıdır. Piyasalarda meydana gelen olumsuzluklar, koşullar içerisinde kendiliğinden düzelemezler. Sosyal piyasa ekonomisi benimsenerek devlet düzenleyici ve denetleyici görevini üstlenmelidir. Akılcı ve çözüme yönelik politikalar uygulamalıdır.

Gelirin dengeli dağılımını sağlayan adil bir ekonomik düzen kurulmalı, güçlünün değil, emeğin milli gelirden daha fazla pay alması amaçlanmalıdır. Eşitlik ilkesi içinde toplumun tüm bireylerine hayata eşit şartlarda başlama fırsatı verilmelidir. Devlet bireylerin insanlık onuruna uygun şekilde çalışma ve kendini geliştirme olanaklarını sağlamalıdır. Sadaka kültürü terk edilerek, sosyal devlet gereği öncelikle yardıma muhtaç vatandaşlarımız yeniden çalışabilir hale getirilip kendi ayakları üzerinde durmaları sağlanmalıdır. Çalışma sürecine katılamayan fertlere devlet sosyal destek programları ile sahip çıkmalıdır. Unutulmamalıdır ki onurlu bir yaşam vatandaşlığın ötesinde insanlığın evrensel bir hakkıdır.

Teknolojideki gelişmeler yeni ekonomik düzen içerisinde oldukça etkili olmaktadır. Bilgi çağı ekonomiyi, bilgiyi üretebilen, kullanan ve pazarlayan bir konuma getirmiştir. Devlet teknolojiyi yakından izleyip yenilikçi potansiyelini arttırmalı, uyum ve uyarlama becerilerini arttıracak reformlar yapılmalı, küresel ölçekte önde rekabet eden kaliteli bir iş gücü hedefimiz olmalıdır.

Yerli ve yabancı girişimciler için uygun yatırım ortamları sağlanmalıdır. Girişimcilik, yatırım ve iş ortamının iyileştirilmesi ile özendirilmelidir. Piyasa ekonomisi kurumsallaştırılmalı, görülen aksaklıklar devletin düzenleme ve denetim altyapısı oluşturularak giderilmelidir. Sosyal sorumluluk gözetilmeli, ekonomide alınacak kararlara işveren ve çalışanların etkin katılımları sağlanmalıdır. Özel sektörün üretim faaliyetleri desteklenmelidir. Özel sektör piyasa mekanizmasının en önemli aktörüdür. Piyasa altyapısının geliştirilmesi, bu aktörlerin daha fazla rol almasını sağlayacaktır. Ayrıca üretimin temel girdileri içinde bulunan enerji, ulaştırma ve haberleşme gibi argümanlar devlet tarafından bir vergi gelir kapısı olarak görülmemelidir. Devlet ekonomi çarklarının çalışacağı ortamı siyasi, hukuksal açıdan hazırlamalıdır. Ekonomi için teknik ve teknolojik kapasite ve iş gücü arttırılmalıdır. Kamu ekonomide tamamlayıcı bir rol üstlenmelidir.

Kaliteli kamu hizmetlerinden, istisnasız tüm vatandaşların yararlanabilmesi devletin sorumluluğunda olmalıdır.

Kamu kaynakları istismardan arındırılmalıdır. Toplumun ve emeğin sırtına yüklenen, kamu kaynaklarının kötüye kullanılarak ortaya çıkan ekonomik maliyetlerin önlemi alınmalıdır. Ekonomik açıdan gelişmeye engel, hantal, verimsiz durumdaki kamu kesimi tekrar yapılandırılmalıdır. Güçlü bir kamu maliyesi yönetimi oluşturulmalıdır.

Piyasa şartlarında tekelci oluşumlar engellenmelidir. Rekabete açık kamu yararına ürün ve hizmetlerde kaliteyi arttırıcı düzenlemeler yapılmalı aynı zamanda halkın yararına uygun olarak rekabetçi fiyat politikaları desteklenmelidir. Tekelleşme ve rekabet koşulları toplumun kalitesiz ürün ve hizmet almasının mazereti olmamalıdır. Tüketicilerin ve üreticilerin hakları daha etkin yasal çerçevede değerlendirilmelidir. Mal ve hizmet üretiminde devlet, kalite ve standartları belirleyici ve denetleyici olmalıdır.

Topyekün Türkiye'nin kaynakları seferber edilmeli, ekonomimizin güçlü ve istikrarlı bir şekilde büyümesinin önündeki gizli kapitülasyonlar ve anlaşmalar kaldırılmalıdır. Ekonomimizin dışarı bağımlılığından kurtarılması gerekmektedir.

Küresel ekonomik anlayış, gelişmekte olan ekonomiler için fırsatlar oluşturmaktadır. Küresel ve evrensel ekonomi standartları, yoksulluğun azaltılması, gelir dağılımının iyileştirilmesi, kaliteli iş imkanlarının artırılması gibi değerleri yükseltmektedir. Bununla beraber devletlerin ulusal ekonomi politikalarına tam uyum sağlayamamaktadır. Bu durum piyasalarında yeterli gelişmeleri sağlayamamış ekonomilerde önemli riskler oluşturmaktadır. Piyasalardaki liberalleşme, kısa vadede yüksek kazanç elde etme isteğini körüklemektedir. Bu durum piyasaların düzenleme ve denetim sorunlarını beraberinde getirmektedir. Bu olumsuzluklara yakalanmamak ve zarar görmemek için, orta ve uzun vadede güçlü kalabilmemiz gerekir. Bu gücü iyi bir strateji ve ekonomi politikası ile planlamak gerekmektedir.

Ulusal ekonomimizin temel sorunlarından biri olan ithalattaki artış önlenmelidir. Meydana gelen yüksek cari açık ile dış borçların artışı önlenmelidir. Sağlıklı ve hızlı bir sosyo-ekonomik kalkınma için stratejik hedeflerin belirlenmelidir. Üğretim esaslı ekonomik büyümenin temeli sanayileşmiş bir ekonomidir. Reform ve yapılanmaların temeline üretimi ve üreticiyi koymak gereklidir. Sıcak para ve ithalatla şişirilmiş sanal bir büyüme, üretimin olmadığı sadece para hareketinin olduğu bir yerde kazanç sadece kumar olmaktan öteye gidemez.

Ülkemizin istikrar içinde yüksek hızla büyümesi sağlanmalıdır. Büyüme süreci kolaylaştırıcı programlar ile desteklenmelidir. Büyüme ile birlikte milli gelirideki artış daha da adaletli olarak dağıtılmalıdır. Güçlü ekonomik temellere sahip bir Türkiye olmalıdır. Bu temel üzerinde sağlıklı ve sürekli büyüme gerçekleştirilmelidir.

En büyük kaynak israfından biri de kayıt dışı ekonomidir. Kayıt dışını oluşturan tüm nedenler ortadan kaldırılmalıdır. Güçlü bir devlet bütçesi, güçlü bir ekonominin sonucudur. Sağlam finanse edebilen bir ekonomi olmadan güçlü bir devlet bütçesi ancak dış ekonomik yardımlar ve boyundurukla mümkündür. Devlet harcamaları disipline edilmeli, kamunun finans yükü bütçe üzerinde azalmalıdır. Kamu harcamalarında verimlilik esas olmalıdır.

Büyümeyi destekleyen bir vergi anlayışı benimsenmelidir. Vergi sistemi, ekonominin önünde engel değil teşvik edici olmalıdır. Adil, sürdürülebilir ve güven veren basit bir vergi sistemi esas alınmalıdır. Çağdaş bir vergi reformu gerçekleştirilmeli ve kararlılıkla uygulanmalıdır. Dar gelirlilerin, emekçilerin ve esnafın vergi yükü azaltılmalıdır. Gelire göre vergi esas alınmalıdır. Gelir vergisi politikası az kazanandan az, çok kazanandan çok esasına göre şekillenmelidir.

Ücretlilerin vergi yükü azaltılmalıdır. Özellikle asgari ücret vergiden muaf tutulmalıdır. Fakirlik değil, açlık sınırının çok altında kalan bir ücretten vergi almak kesinlikle insafsızlıktır. Vergi kutsal bir vatandaşlık görevidir. Vergi politikaları, vatandaşı vergisini ödeme isteğini arttırıcı olmalıdır. Hiçbir vatandaş vergisini ödemekten kaçınmamalıdır.

Yaşamsal nitelikte olan temel mal ve hizmetlerdeki dolaylı vergi yükü derhal azaltılmalıdır. Çiftçinin temel girdilerinde, toplu taşımacılıkta, ilaç ve sağlık hizmetlerinde, eğitim hizmetlerinde, temel gıdalarda bu yük tamamen azaltılmalı veya çok küçük oranlara çekilmelidir. Özellikle tarımda kullanılan mazot üzerindeki vergi yükü azaltılmalıdır. Dünyanın en pahalı akaryakıtını kullanmak ve maalesef taşımacılığın buna bağımlı olması vatandaşlarımızın kaderi olmaktan kurtarılmalıdır.

Uzun vadede vergi oranları düşürülmelidir. Ekonomideki gelişmelere paralel olarak vergi oranları AB düzeyine çekilmelidir. Toplanan verginin hesabı her daim verilebilmeli, vatandaştan alınan vergilerin nereye harcandığı kamuoyunla paylaşılmalıdır. Vergi teşvikleri, muafiyetler vazgeçilen vergiler mutlaka kamuoyunun bilgisine sunulmalıdır. Vergi politikaları temel hukuk çerçevesinde gelişmelidir. Yerel yönetimlerin daha güçlü bir yapıya ulaşması için, vergi gelirlerinden yerel yönetimlere daha çok pay ayırılmalıdır.

Previous Next

Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil

İnsan sağlıklı yaşama hakkına, anne karnından itibaren sahiptir. Hiçbir fark gözetilmeksizin bu hakka sahiptir. Irkı,dini, dili, rengi hiç  farketmez istisnasız tüm insanlık bu hakkın sahibidir. Sosyal durumu ve ekonomi sine olursa olsun bu hak, Türkiye'nin de altına imza koyduğu insan hakları evrensel beyannamesinde de tüm insanlığa tanınmıştır. BM İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi’nin 25. maddesi; “Herkesin kendisinin ve ailesinin sağlık ve refahı için beslenme, giyim, konut ve tıbbi bakım hakkı vardır. Herkes, işsizlik, hastalık, sakatlık, dulluk, yaşlılık ve kendi iradesi dışındaki koşullardan doğan geçim sıkıntısı durumunda güvenlik hakkına sahiptir.”  der.

Sosyal demokrat düşünce sağlık hizmetlerinin yaşamın her döneminde kesintisiz olarak verilmesini öngörür. Yurttaşların ekonomik ve sosyal düzeyleri bu hizmetlerin, kalitesini, ulaşılabilirliğini, verimini belirleyici olamaz. Sağlık hizmetleri ödeme gücüyle sınırlandırılamaz. Sağlık hakkını yurttaşlarına sağlamak sosyal bir devlet in öncelikli görevidir.

Devlet sağlık hizmetini yüksek kalitede sağlamalıdır. Aynı zamanda bu hizmetin finansının sürekliliğini ve sürdürülebilirliğini beraberce yürütecek bir sistem oluşturulmalıdır. Yerindelik ilkesi göz ardı edilmemeli, fırsat eşitliği doğrultusunda yapılandırılmalı ve her aşamasında denetime açık bir yapı oluşturulmalıdır. Özel sektör yatırımları kamu ile eş güdüm içerisinde özendirilmeli ve denetime sürekli açık tutulmalıdır.

Sağlık hizmetleri sadece hastalığın meydana geldiği anda değil, öncesinde tüm nedenleri ile önleyici bir şekilde olmalıdır. Devlet, tam güvenilen sağlıklı yaşam ortamını, bu yaşama uygun çevre koşullarını ulusal sağlık politikası şemsiyesi altında sürekli sağlamalıdır. Devlet sağlık Gelişmiş devletlerin sağlık harcamaları ortalamaları düzeyine çıkarmalıdır. Ulusal Sağlık Sigortası kurulmalı, mali gücü olmayanların primleri devlet tarafından karşılanmalıdır. Güçlü bir sosyal güvenlik politikası ile bütünleşecek bir sağlık sigortası sistemi oluşturulmalıdır.

Koruyucu sağlık hizmetleri, yurdun her noktasına kadar ulaştırılmalıdır. Çeşitli yerlerden göçüp gelen insanların, hukuksuz olarak yaşamak zorunda olduğu, gecekondu olarak tabir edilen yerlerde bu hizmet aksatılmadan yürütülmelidir. Gecekonduda yaşamak koruyucu sağlık hizmetlerini en son veya hiç almamanın nedeni olamaz. Koruyucu sağlık hizmetlerini bu bölgelere ulaştırmak için fiziki altyapı derhal tamamlanmalı, gereken personel ve yardımcı sağlık personellerin eksikliği giderilmelidir. Aile hekimliği sisteminin eksiklikleri giderilmelidir.

Sağlık hizmetlerinin daha iyi verilmesi için, bölge ve merkez hastanelerinin idari ve mali yapıdan güçlendirilmesi gerekmektedir. Bu hastanelerin özerkliği sağlanmalı, araç, gereçleri sağlanmalı ve altyapı eksiklikleri hızla giderilmelidir. Araştırma ve eğitim hastaneleri, eğitim sürecine tam anlamıyla katılmalı ve etkin bir görev almalıdır. Hasta yığılmalarını önlemek için rasyonel düzenlemeleri içeren sevk yapıları oluşturulmalıdır. Hastanelerin acil müdahale sorunları, hem sağlık personeli hem de ekipman açısından giderilmelidir. Özel sağlık yatırımları belirli tıbbi alanlara yönlendirilip özendirilmelidir. Sağlık turizmi teşvik edilmeli bu konudaki girişimler devlet tarafından yapılmalıdır.

Çağdaş sağlık hizmetlerini işaret eden Dünya Sağlık Örgütünün (WHO) belirlediği öneriler dikkate alınmalıdır. Kamunun ve özel sektörün daha fazla kaynak aktarımı sağlanmalı, bütçeden önemli bir pay ayrılmalıdır. Sağlık hizmetlerinin finansmanı sigorta primleri ile yapılmamalıdır. Bu konuda önemli vergi düzenlemeleri yapılmalı ve daha büyük bir finansman sağlanmalıdır.

Tıp uzmanlık eğitiminin niteliği yükseltilmeli ve eczacılık hizmetlerinin gelişmesi desteklenmelidir. Ülke genelinde bulunan yatak ve sağlık tesisi yeterli ve dengeli hale getirilmelidir. Bakıma muhtaç yaşlılarımızın bakımı için yeterli sayıda bakım merkezleri ve huzurevleri açılmalıdır. Yatalak durumda olan bütün yaşlı hastaların, sağlık hizmetini evlerinden almaları gerekir, bunun için yardımcı sağlık personellerinin sağlanması ve gerekli taramaların yapılması gerekmektedir. Sosyal devlet anlayışı içinde hem hasta haklarına hem de sağlık çalışanlarının haklarına özen gösterilmelidir.

Aile planlaması için, eğitim düzeyindeki eksiklikler derhal giderilerek, planlama konusunda eğitim verecek uzmanlaşmış sağlık personelinin kırsalda görev alması özendirilmelidir. Ana, bebek, çocuk ölümlerinin oranları gelişmiş ülkeler düzeyine çekilmelidir. Gerekli sağlık taramaları başta çocuklar ve kadınlar olmak üzere sürekli bir şekilde yapılmalıdır.

Sosyal devlet anlayışı ile, engelli bireylerimizin çağdaş yaşamın gerektirdiği tüm olanaklara sahip olmasını, temel bir insan hakkı olarak kabuk etmek gerekir. Engel sahip olanın değil tüm toplumundur. Engelliler için özellikle sağlık alanında entegre çözüm modelleri üretilmelidir. Engellilerin yaşam kalitesini arttıracak, yaşamlarını kolaylaştıracak, çevreye uyumlarını sağlayacak, üretkenliklerini arttıracak devlet destekleri verilmelidir. Engellilerin bedelsiz, ücretsiz eğitimi ve rehabilitasyonuna özel önem verilmeli ve çok yönlü eğitim hizmetleri sağlanmalıdır.

logo